ÖĞRENEMEME HASTALIKLARI

1-SORUNU KABUL ETMEME “ASLINDA SORUN YOK”
Herkes sorunu fark etmesine rağmen sorunu ortaya
çıkaracak cesaret gösterilmez.Gösterenin de ayağı
kaydırılır.Çünkü sorundan çıkarı olanlar
vardır.Yetkililer,olduğu gibi değil, görmek istediği gibi
görür.En ciddi öğrenememe hastalığıdır çünkü hasta
hasta olduğunu kabul etmemektedir.
2-SORUNU GÖRÜP TE GÖRMEME”BİZ SORUNU
ÇÖZDÜK”
Merak etmeyin,hallediyoruz demek ya hiçbir
yapmamak yada daha önce ne yapılıyorsa onu yapmaya
devam etmek demektir.
3-BİLGİYİ PAYLAŞAMAMA”HERŞEY AKLIMDA”
Bilgiler kişisel olarak saklandığı zaman amaçların uzun
vadede başarılmasına katkısı olmayacaktır.Ne kadar iyi
niyetli de olunsa bilgiler sadece akıllarda kaldığında
üstünlük sağlayacak yeteneklere ve faaliyetlere
dönüşemez.
4-İLİŞKİLENDİREMEME”GÖRDÜĞÜM BANA
YETER”
Yaptığımız eylemlerin ikinci,üçüncü aşamadaki
sonuçlarını göremediğimiz için kısa vadeli sonuçlara
dönük eylemlere girişiriz.Bu kısa görüşlülüğü önlemek
için olayların arasındaki bağları gösterecek
-2-
mekanizmalar kurmak ve sistem araştırmaları yapmak
doğru olur.
5-DERS ALAMAMA”DERS ALMAM,DERS
VERİRİM”
Bu hastalık daha önce çözülmüş veya ortadan kalkmış
bir problemin yeniden yaşanmasıdır.Geçici sorunlar
ortadayken varlıkları kabul edilmezse sorun incelenmez
ve önceden belirtiler tesbit edilmezse sorunun geldiği
anlaşılmaz .Sorunu ortaya çıkmadan müdahale etmek
yada sorun üreten ortamın yapısını değiştirerek
sorunların üremesini engellemek gerekir.
6-BİLGİ ÜRETİLMESİNİ ENGELLEME”BEN
BİLİRİM” SENDROMU
En kötü öğrenememe hastalıklarından biridir.Bu
sendrom bütün öğrenme olanaklarının yitirilmesine
neden olur.Her birimizin İşi, her şeyi bilmek
değil,amaçlara ulaşmak için insanların, kaynakların ve
bilginin organize edilmesine fırsat yaratmaktır.
Fikir üretmek ve edinilen bilgileri paylaşmak
önemlidir.Fikirlere değer verilen ortamlarda insanlar
motivasyon ile kendilerini aşarak başarmaya odaklı
davranırlar.
7-SORUNLARLA KİŞİLERİ KARIŞTIRMA”SUÇLU
KİM ? “
Sorunlarda ilk karşılaşılan soru kim yaptı?
Sorusudur.Önemli olan, niçin sorusudur?Problemi
ortaya çıkaran sebeplerin neler olduğuna
-3-
tekrarlanmaması nın nasıl engellenebileceğine kafa
yorulmalıdır.
Başarı durumunda da, kim başardı? Sorusuna bulunan
kişi ödüllendirilir.Başarıyı ortaya çıkaran sebep ve
koşullar üzerinde durulmaz.
Halbuki başarıyı yaygınlaştırmak ve tekrarlanmasını
sağlayabilmek için koşulları ve sebepleri anlamak
gerekir.
8-SİSTEMİ ANLAMAMAK”ÇÖZÜM ŞU,HAYIR
BU..V.B”
Herkes bir çözüm önerdiğinde bazıları kısmen geçici
iyileştirme sağlar,bazıları ise sorunu beter eder.
Sorunların % 85 i sistemden kaynaklanır.
Bunun altında yatan da eğitim sistemidir.Çözüm
aranmadan önce sistem tahlilinin doğru yapılması
gerekir.
9-GEÇMİŞİN BAŞARILARINA SIĞINMA”BİZ
BAŞARILIYIZ”
Geçmişte başarılı olan her yerde rehavet vardır.Daha
önce başarı getirmiş olan kural ve sistemlerin
gelecektede onlara başarı getireceğine dair bir inanç
vardır.Ancak başarı bazılarına bir alışkanlık gibi
gözüksede bu bir yanılsamadır,öğrenmenin olmadığı bir
ortamda başarı geçicidir.Çünkü ne bugünün şartları ne
de yarının şartları,dünün başarılarının kazanıldığı
şartlarla aynı değildir.
Dolayısı ile güncellemeler ve yanilenmeler yapılmadan
eski kural ve sistemlerle başarıya ulaşılamaz.Ama
-4-
önceden başarı getirmiş kural ve sistemler kendilerini
kanıtladıkları için her zaman en güvenilenler olmuştur.
Önceden edinilen başarılar,öğrenmenin önünde birer
engel olarak ortaya çıkar.
10-EĞİTİMLE ÖĞRENMEMEYİ GARANTİLEME ”BİZ EĞİTİMDEYİZ”
Çoğu zaman verilen eğitimlerin amaçla bir ilgisi
yoktur,eğitim sonrasında bu eğitimin uygulanacağı bir
ortam hazırlanmamıştır.Gerçek bir öğrenme konusu hiç
gündeme gelmez.
“ÖĞRENME,BİR DENEYİM YA DA
DENEMENİN/BİLGİNİN SONUCUNDA
DAVRANIŞLARDA MEYDANA GELEN
SÜRDÜRÜLEBİLİR VE KALICI
DEĞİŞİKLİKLERDİR”
Kaynak;Öğrenen organizasyonlar uzmanlık
gurubu üyelerinin katkısı ile hazırlanmıştır.2008

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.