Üzüntü ve Belirsizlik

SİZLE ilgili değil, hiç dahliniz yok, ama yine de üzülüyorsunuz, hatta sebep olanlara kızıyorsunuz ama gönül rahatlığıyla “oh olsun” diyemiyorsunuz.

Yıkıntıların, heykel kırıntılarının, büst, resim ve tablo yıkıntılarının ortasında ne diyeceğinizi kestiremiyorsunuz. O kadar üzüntülü, hüzünlü bir görüntü, hava ve ortam var ki. 
 
Belki bazıları için bir kişisel yıkım, hayal kırıklığı ve hatta kolay ifade edilmeyen, anlatılamayan bir büyük felaketti; ama gözyaşları, hıçkırıklar, çığlıklar, haykırışlar yoktu. Tam tersine, derin bir sessizlik, durgunluk. Yaprak, titremiyor, dal kımıldamıyordu. Sanki dünya durmuş, sokaklar, caddeler tenhalaşmış, sular kesilmiş, buzlaşmış, her şey kopmuş bir film sahnesi gibi hareketsizdi
 
Neden böyleydi? Acaba bütün toplum için ortak yenilgi, bir ayıp, bir kabahat, bir suç mu vardı? Yahut kimsenin kimseyle göz göze gelemeyeceği kadar yüz kızartıcı bir utanç mı?
 
Aslında, çok sevinilip de nasıl kutlanılacağı bilinemeyen bir zafer, bir bayram vardı ortada: Bir siyasal parti yine seçim kazanmış, yeni bir iktidar döneminin eşiğine gelmiş görünmekteydi. Peki, bu matem havası neyin nesiydi? Görünürde siyasal sonuç doğurmamış, ciddi bir Yüce Divan sürecine henüz yol açmamış bir yargı konusu tartışılmaktaydı, bir yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla ilgili olarak. Neşe kaçıran bir toplumsal utanç. Nitekim o günden beri bu konuşuluyor. 
 
Ayrıca konunun ucu Başbakan’ın ve AKP’nin üst yönetimine dokunmakta. Böyle olduğu için parti ile cemaat arasındaki anlaşmazlıklarda ve siyasal tercihlerde bu suçlamalar büyük önem taşıyor ve Başbakan’ın saygınlığını gölgeliyor. Olay, iktidarın ve ana muhalefetin de geleceği açısından daha da önemli... 
 
Sayın Başbakan, asıl ve hatta tek yıpratma, düşürme hedefinin kendisi olduğunu iddia ediyor ve bunun soruşturulmasının da düzgün ve yasal olacağından da pek emin değil. Kısacası, vaktiyle yaymak istediği ve ancak kendi iktidarıyla düzeleceğine inandığı genel güvensizlik havasına kendisi de kapılmıştır. Dolayısıyla, ana muhalefetin zaten yapması gerekeni şimdi yapıp bu iktidar yolu kıtlığında tek çarenin başkalarını da kendi çıkış yolunda toplanmaya çağırması gereken bir konjonktür oluşmuştur
 
Sayın Kılıçdaroğlu, bu durumdan yararlanmayıp da başka hangi fırsatı beklemektedir acaba?
 
Mümtaz SOYSAL
 
28 Aralık 2013 - Cumhuriyet

 

D U Y U R U L A R

BASIN AÇIKLAMALARI

 

E T K İ N L İ K L E R

B A S I N D A   B C P

 
Copyright © 2012 Bağımsız Cumhuriyet Partisi ---- Üzüntü ve Belirsizlik. Site Tasarımı : Bilgivesevgi Web Tasarım Hizmetleri
Template Joomla 1.7 by Wordpress themes free