Hukuktan Uzaklaşmak

HUKUK reformlarında, ne olduğu iyi tanımlanmamış yeniliklerin peşine çağdaşlık adına hemen takılıvermek, çoğu zaman hayra alamet sayılmaz, çünkü nereye varılacağı pek belli olmaz. 
 
Böyle olduğu içindir ki, anayasamızın “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir” sözünün devlet için sıralanan ilkelerin başında yer alması boşuna değildir. Örneğin “sosyal devlet” ilkesi gibi bir ilkeye bile hukuk devleti ilkesinin gücüyle ağırlık kazandırılması anayasa statiğinin, yani sözel yapısındaki sağlamlığın özelliklerinden biridir. Bunun gibi, hukuk devleti ilkesinin tüzelkişilik kavramı olmadan anayasal devlet yapısını oluşturup “devlet-vatandaş birey” denklemini kurabilir misiniz? Terimlerin birbirine perçinlenmesi gerekiyor. 
 
Bunları düşününce, “cemaat gibi” sayıca ağırlıklı ve önemli olmakla birlikte tüzelkişilik olmaktan uzak, sınırsız, tanımsız ve belirsiz sosyolojik kavramları siyaset sahnesinin amaçları, hesapları ve hele stratejileri içine sokmanın yanlışlarını ve tehlikelerini akla getirmeden edemiyor insan. Politika, aslında doğru, gerçekçi, hatta rasyonel olmak zorundadır; insanlar belirsizliklerle yönetilemez. 
 
Politikanın statiği, yani doğru hesaplara dayandırılarak ayakta kalması ve işlek durumda olması için de hukuk devletinin ilkelerinden uzaklaşılmaması zorunluluk taşıyor.
 
Hukukla yapı tekniğinin birbirine yaslanarak bir sistemi ayakta tutuşunun ilginç bir zorunluluk örneğiyle karşı karşıyayız. Çapraşık denetim mekanizmalarına hacet bırakmayan, hukuk devleti olmanın temelinde yatan bir zorunluluk. İhmal edilmesi bütün sistemin çöküşünü de ilan etmek anlamına gelebilir.  
 
Mümtaz SOYSAL
 
11 Aralık 2013 - Cumhuriyet

 

D U Y U R U L A R

BASIN AÇIKLAMALARI

 

E T K İ N L İ K L E R

B A S I N D A   B C P

 
Copyright © 2012 Bağımsız Cumhuriyet Partisi ---- Hukuktan Uzaklaşmak. Site Tasarımı : Bilgivesevgi Web Tasarım Hizmetleri
Template Joomla 1.7 by Wordpress themes free