Renkler

HERHALDE gündem değiştirip vatandaşı boş konularla meşgul etmek için olacak, önemli konukları turkuvaz halıyla karşılama düşüncesi gündeme sokulmuşa benziyor. Asyalı Türki devletlerin ortak rengi buymuş. Kafaları tamamen boşaltıp anlamsız hedeflerle doldurabilmek için bundan daha boş bir hedef bulunamazdı. 
 
Turkuvaz dönemine hoş geldiniz. Devrimlerin ve Cumhuriyet bayrağının rengi olan “kırmızı” bırakılıp yeşille mavi karışımı “firuze”den geçerek tam yeşile doğru gidiş başladı demektir. 
 
Başımıza üşüşen ve çevremizi saran sorunlarla bir ilgisi var mı? 
 
Hiç yok; gökten düşer gibi düştü, yahut karanlık bir yerden çıkageldi.
 
Ama sizi de bizi de meşgul ediyor şu sırada. Neredeyse, “helal olsun” denebilir ama helal olmasın çünkü artık Türkiye’nin “gidişatı” üzerine gerçekten ciddiyetle eğilmek gerekiyor. 
 
Gidiş pek sağlıklı değil. Saçmalıklarla uğraşıp vakit kaybetmek çok pahalıya patlayabilir. 
 
Frenkçe “turquoise” yazılıyor ve “Türklükle ilgili olduğu ve çinicilikte kullanıldığı” biliniyor. Ama öyledir diye kırmızının kullanıldığı yerlerde onun yerine turkuvaz kullanılsın amaçlı ulusal kampanyalar açılırsa onlarla baş edilebilir mi?
 
Gemilerin gece seyrinde iskele yani geminin başına göre sol taraf ışığı olarak turkuvaz kabul edilirse onu yeşil sanarak davrananların yapacağı yanlış manevraların sonuçlarını düşünebiliyor musunuz? 
 
Olsa olsa ancak “bir deli taş atmış kuyuya...” diyerek izah edilebilecek durumların sonu hiç gelmez. 
 
Ayrıca, kırmızıya gösterilen bu tepki, dargınlık, kızgınlık neden? Kırmızı görünce boğaymışcasına kuduranlar mı var aramızda? Acaba sadece solculuk, başkaldırışlar falan mı akla geliyor kırmızı kullanılınca? 
 
Yoksa dinmeyen bir yeşil özlemi mi?
 
Gördünüz mü, işte yine boş bulunduk ve “abesle iştigal”e sürüklediler bizi. Sanki hiç başka işimiz yokmuş gibi. 
Dıştan bakınca öyle de gözükebilir elbet. İktidar “turkuvaz” türünden boş konularla insanlarımızı oyalamak ve kendi niyetlerine zemin hazırlamak isteyebilse de ana muhalefet “Hayır öyle olmaz, böyle bir ülkede şu yapılmalıdır” diyen sağlam bir program seçeneğiyle ortaya çıkarak halkı peşinden sürükleyebiliyor mu?
 
Yahut hiçbir şey yapmadan zevzeklik ve eleştiricilikle vakit geçiren aymazlarımız yan yana gelip yeni, ortak ve eşgüdümlü bir siyasal hareketlilik oluşturamazlar mı? 
 
Politika sahnemiz hiç değilse öyle bir canlanışın ışığıyla renklendirilmeyi bekliyor.
 
Mümtaz SOYSAL
 
20 Kasım 2013 - Cumhuriyet

 

D U Y U R U L A R

BASIN AÇIKLAMALARI

 

E T K İ N L İ K L E R

B A S I N D A   B C P

 
Copyright © 2012 Bağımsız Cumhuriyet Partisi ---- Renkler. Site Tasarımı : Bilgivesevgi Web Tasarım Hizmetleri
Template Joomla 1.7 by Wordpress themes free